Ana Sayfa / Genel / Parazit Kaynakları

Parazit Kaynakları

parazit-kaynaklariKaynaklar olarak paraziti barındıran insanlar, hayvanlar veya toprak ve su rol oynayabilir. Söz gelişi toprakta Histoplasma capsulatum, Sporothrix schenckii, bazı dermatofitler, Strongyloides stercoralis, sularda Acanthamoe- ba türleri… çoğalmaktadır.
Omurgalı hayvanlardan insanlara, bulaşan hastalıklar olarak bilinen zoonoz- lann kaynakları olabilen 4 çeşit hayvan kabul edilir.
1.İnsana arkadaşlık eden evcil hayvanlar: Köpek, kedi ve bir bakıma binek atlardır.
2.Sinantrop hayvanlar: Bunlar insanların oturdukları yerlerde ve bunun depo, ahır., gibi müştemilatında ve etrafında yaşıyan, kemirgenler (keme, fare..) yarasalar, kuşlar, kertenkeleler gibi hayvanlardır.
3.Besin için yetiştirilen hayvanlar.
4.Vahşi ve yarı vahşi hayvanlar.
Birçok hastalıklar bazı bölgelerde insan ve ev hayvanlarından ayrı olarak yaban hayvanları arasına yerleşmiştir. Bu hale “yuvalanma” ve bu gibi yerlere doğa odakları” denir. Doğa odakları, insana ve onun hayvanlara ulaşabilen enfeksiyon etkenlerinin de bulunduğu muhtelif canlıların ortaklaşa yaşamaları sonucu uzun evrimler sırasında gelişen ilişkilerin bulunduğu büyük veya küçük toprak alanlarıdır. Doğa odakları bazı yerlerde kemirgenlerin yuvası veya yaban hayvanlarının ini gibi belirli yerlerdir. Bu gibi yerlerde parazitler, konaklar ve vektörler uygun iklim, toprak, bitkiler… gibi ekoloji faktörlerinin yardımıyla ortaklaşa yaşarlar. Bu hastalık yuvaları, bir veya birkaç insan veya ev hayvanı buralardan bulaşarak hastalamacaya kadar tanınmadan kalabilirler. Böceklerden, pirelerden kurtulmak için pire ilaçlama yapılması şarttır. Böcek ile mücadele durumunda, böcek ilaçlama firmaları tarafından böcek ilaçlama yaptırılmalıdır. Pireler için de aynı durum söz konusudur. Pire ilaçlama ihmal edilmemesi gereken bir ayrıntıdır.
Bulaşma:
Enfeksiyon etkenlerinin kaynaklarından birtakım vasıtalarla istidatlı konaklara taşınmasına bulaşma denir. Etkenler kaynakları olan canlılardan başlıca salgı ve çıkartılarla, ayrıca travmalarla dışarı çıkarlar. Vücuttan dışarı çıkan pa¬razit insandan insana bulaşabilecek durumda ise dolaysız bulaşma olabilir, kel mantarlarında, Giardia intestinalis, Taenia soliınnda olduğu gibi. Yahut vücuttan dışarı çıkan şekil insana bulaşınca parazitlenecek durumda değildir. Ascaris Itıınbricoides, Ancylostoma duodenale.. gibi parazitlerde insan dışkıyla dışarı atılan yumurtaların konak dışında uygun koşullarda bir süre içinde gelişmesini yaparak bulaşıcı şekil haline gelmesi gerekir. İlaçlama durumlarında kişilere ilaçlama firmaları yardımcı olacaklardır.
Bulaşma, vasıtaları parazitli insanların ve hayvanların vücutları, toprak, su, besinler, hava, eşya, kan ve vektörlerdir. Vektörler enfeksiyonu bulaştıran omurgasız hayvanlar ve özellikle artropodlardır. Bulaşma tohumdan, doğumdan önce ve doğumdan sonra olabilir ve sonuncu halde ise sindirim ve solunum yollarından ve dış örtülerden olur.
Bulaşmalarda son konak, arakonaklar, evrim şekilleri, bunların dirençleri ve konak zincirleri önemlidir. Buna göre bulaşma dtiz veya dolambaçlı olacaktır.

Toplumlarda Sıklık
Bir toplumdaki bir parazitliğin durumunu anlamak için, öteki enfeksiyonlaıda olduğu gibi yaygınlık (prevalens) ve yakalanma (insidense) oranları ele alınır.
Yaygınlık oranı bir yerde belirli bir zamanda bir hastalığa tutulu olanların sayısının o yerde bu hastalığa tutulma tehlikesindeki genel nüfusa göre oranıdır ve bu binde, on binde… olarak gösterilir.
Yakalanma oranı belirli bir zaman süresince bir yerdeki insanlar arasında çıkan yeni hastalıkların sayısının, aynı zaman süresince o yerde yaşayan ve aynı tehlikeye maruz insanların sayısına oranıdır.
Ökaryonlu parazitlerle oluşan hastalıklar yerleşik (endemik) veya dışardan ge¬len, dağınık veya salgın halinde görülebilir.
Bir toplumdaki enfeksiyon hastalıklarının sayısı ve dağılışı üzerine parazitle, insanla ve çevreyle ilgili faktörlerin etkisi vardır.
Parazitle İlgili Epidemiyoloji Faktörleri:
Bunlar parazitin türüne, tipine, sayısına, bulaşabilme, hastalandırabilme ve bağışıklık verebilme özelliklerine göre değişir.
İnsanla İlgili Epidemiyoloji Faktörleri:
Burada en önemli iki faktör insanların istidatlı veya dirençli olup olmaması ve ayrıca yaşayış tarzlarının bulaşma bakımından durumudur. Bu nedenlerle ırk, eşey, yaş ve bağışıklık önemli olabilir.
Çevre ile İlgili Epidemiyoloji Faktörleri:
Burada toplum çevresiyle ilgili olarak iklim ve toprağın önemi büyüktür. Türkiye’nin her yerinde Ascaris lıımbricoiılcs’U insanlara rastlandığı halde Ne ça-tar cmıericanus’ü. Yalnız doğu Karadeniz bölgesinde rastlanmasının nedeni iklimdir. Histoplasma capsıılatıtm kuş ve yarasa pislikleri bulunan topraklarda daha sık bulunmaktadır.
Toplumla ilgili faktörlerden yoksulluk, bilgisizlik, yaşayış tarzları, dışkılama ve dışkıyı ortadan kaldırma, besin hazırlama, giyinme tarzları… tarım şekilleri, din. insan toplulukları (aile, çocuk bakımı yuvaları, okullar, kışlalarının durum¬ları. meslekler ve iş yerleri, hastaneler, laboratuvarlar… dağılışı etkilemektedir, bunlara Türkiye’den örnekler verilebilir.
Türkiye’de nüfusun hemen hemen hepsinin Müslüman olması dolayısıyla domuz eti yenmemekte ve bu sebepten trikinoza Tacııia soliımı enfeksiyonlara ancak Hristiyanlarda ve çok seyrek olarak rastlamnaktadır. buna karşılık koyun ve sığırların köylerde ortalıkta kesilmesi ve sulu kistli organ parçalarının bekleşen köpeklere verilmesi hidatidozu yaymaktadır.

PARAZİTOZLARIN İMMÜNOLOJİSİ
İnsan ve diğer konaklar parazitlerin vücuda yerleşmesine, yerleşirse vücutta yayılmasına, büyümesine ve döller vermesine karşı koyan, onların zarar verici maddelerinin zehirlerinin, enzimlerinin etkilerini yok etmeye çalışan bir direnç göstermektedir. Bilindiği üzere konağın yabancı maddelerle karşılaşınca iç ortamının değişmemesi için başvurduğu süreçleri inceleyen immünolojinin üzerinde durduğu bağışık yanıtta konak, kendine yabancı maddeleri tanır, bunları etki sözleştirir ve yok eder. Bağışık yanıtın üç görevi vardır.
1) Savunma 2) Vücut hücrelerinin aynı şekilde kalmasını sağlama 3) Gözetim. Bu sonuncu işlem ile yalnız yabancı varlıklar değil, anormalleşen hücre tipleri de tanınır ve yok edilir.
Bağışık yanıt ya genel veya özeldir. Birinci halde yanıt belirli bir etkene karşı özel değildir, bütün yabancılara etkilidir. Buna “doğuştan bağışıklık” veya “doğa direnci” denir. İkinci halde ise bağışık yanıt belirli bir etkene karşı özeldir; bu da o yabancıyla eskiden karşılaşması sonucu onun vücutta bağışık yanıtı uyandıran maddelerini anımsaması, tanıması ve ona karşı özel reaksiyon vermesiyle sağlanır. Buna da “kazanılmış bağışıklık” denir. Biz bu kitapta bağışıklık terimi ile genellikle bu sonuncu hali bildireceğiz.
Vücut yabancılara karşı ya serum ve limf gibi sıvılardaki komplement sistemi, interferon, lizozim ve diğer mikrop öldüren maddeler, ve antikorlarla savaşır ki buna “sıvı bağışıklığı” denir; veya bağışıklık sisteminin limfoid organları ve hücreleriyle savaşır. Buna da “hücreler aracılığıyla bağışıklık” veya “hücre bağışıklığı” denir.
Limfositlerden zengin dokulardan oluşan limfoid organların en önemlisi kemik iliği ve timüstür. ikinci derecede ise limf düğümleri, dalak, bademcikler, Peyer plakları ve apandis… sayılır.
Bağışıklık sisteminin önemli hücreleri olarak T limfositleri, B limfositleri, doğal öldürücü (NK) hücreler, makrofajlar, nötrofil, eozinofil ve bazofil granülositler, mast hücreleri ve trombositler sayılır.
Bağışıklık sisteminde antikorlar, sitokinler, komplement, lizozim, bazı moleküller… rol oynar.

Yazar Güneş İlaçlama

İlginizi Çekebilir

Böcek İlaçlama Uygulamaları

Böcek İlaçlama Uygulamaları

Böcek İlaçlama Uygulamaları işlem yapılacak olan böceklerin cinsine göre değişiklik göstermektedir. Profesyonel firmaların uygulamalarında mutlaka işin uzmanı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir